Ailenin Akademik Başarıdaki Yeri ve Önemi

Ailenin Akademik Başarıdaki Yeri ve Önemi

Anne baba öğretmen işbirliği, anne babalar ve öğretmenlerin öğretim amaçlarına ulaşmada birlikte çaba göstermesi olarak tanımlanabilir. Böylesi bir işbirliğinin gerçekleştirmesi öğretmene, anne babaya ve çocuğa pek çok yararlar sağlamaktadır.

Anne baba ve öğretmenler etkili çalışmalar düzenleyebilen güçlü bir ekip oluştururlar. Bu ekibin gerçekleştireceği üretken bir anne baba öğretmen işbirliğinin öğretmenlere sağladığı yararlar olduğu kadar anne babalara ve en önemlisi çocuklara önemli yararlar sağladığı bilinmektedir.

Anne babalar ile öğretmenler arasında üretken ve etkili bir işbirliğinin oluşturulması öğretmenin çocuklara kazandırdığı becerilerin genellemesin de çok önemli olan doğal ortamların daha etkili duruma getirilmesine katkıda bulunmaktadır.

Özellikle doğal ortamlarda pekiştirmelerin üretilmesi, anne babaların eğitim sürecine katılımlarını kolaylaştırmaktadır. Böylece öğretmenin öğretim amaçlarına ulaşmaları kolaylaşmaktadır.

Etkili Veli-Öğretmen İşbirliğini Engelleyen Etmenler;

Anne babaları çaresiz kişiler olarak görme,

Uzak ve mesafeli davranma,

Anne babaları psikolojik sorunları olan insanlar olarak görme,

Çocuğun bu durumlarından anne babaları sorumlu tutma,

Anne babaları yetersiz görme,

Anne babalara ilişkin olumsuz beklentiler içinde olma,

Anne babaları çeşitli terimlerle etiketleme eğiliminde olma.

Etkili anne baba öğretmen etkileşimini engelleyen etmenlerin başında olumsuz iletişim gelmektedir.

Öğretmenler ve anne babalar arasındaki olumsuz etkileşim, birbirlerinin rollerini ve sorumluluklarını anlamadaki karşılıklı eksiklikleriyle ilişkili olabilir.

Ancak iletişimin iyileştirilmesinde sadece anne babaların değil diğer bireylerin de önemli rollerinin olacağı unutulmamalıdır.

 NEDEN AİLE EĞİTİMİ?

Ailelerin eğitim sürecinde etkili bir biçimde yer almalarının çok temel gerekçeleri vardır:

Bunlardan en önemlisi, anne babaların çocuklarıyla en yoğun iletişim içinde olan bireyler olmalarıdır. Eğitim sürecinde ve çocukların gelişiminde anne babaların gözlemlerinden ve görüşlerinden yararlanmak çocukların gelişimini kolaylaştırıcı bir anlam taşımaktadır.

Toplumumuza genel olarak bakıldığında özellikle annelerin eğitim düzeylerinin alt düzeyde olması onların çocuklarına gerek ev ortamında çeşitli beceriler kazandırmalarına gerekse okuldan beklenen akademik

katkılara yeterince cevap vermemelerine yol açmaktadır. Aile katılım programları bu yönden yetişkin eğitim programı olarak da algılanmakta ve toplumda anne babaların özellikle de annelerin gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır.

Ailelerin okulu tanıması, kendilerini bir parçası olarak hissetmesi, onların okul ve öğrenciler için kaynaklar araması için de fırsat sağlamaktadır. Ailelerin katılımında bir diğer gerekçe de çocuklarının akademik

performanslarının, okulun akademik standartlarının da yükselmesine katkı sağlayacak olmasıdır.

Sınıf ve okul ortamı içerisinde ortak bir kültürün oluşması için ailelerin eğitim sürecine ilişkin bazı etkinlikleri ev ortamına taşımaları ve bunları geliştirmeleri de çok yararlı olacaktır.

Ailelerin çocukların gelişimi için en iyi ve etkili yolları, yöntemleri bulmak için çaba sarf etmektedirler. Ancak zaman zaman bu ip uçlarını bulmakta zorlanmaktadırlar.

Aile katılımı ile gerçekleştirilen etkinlikten hem aile hem çocuk yarar görmektedir.

Çocukların benlik algısı olumlu yönde etkilenmektedir.

Ailelerin okula ve eğitime karşı olumlu tutumlar geliştirmelerine yardımcı olmaktadır.

  İletişim Engellerinin Çocuk Üzerindeki Etkileri;

 Korku, kaygı ya da direnç oluşturabilir.

İsyankar davranışlara, söylenenlerin tersini yapmaya davet edebilir.

Anne-babaya karşı düşmanca duygular beslemesine ve iletişimi kesmesine yol açabilir.

Çocukta anlaşılmamışlık, incinme, suçluluk, aşağılanmışlık duygularına yol açabilir.

Kendisini savunmasına yol açabilir.

Çocukta kendi sorunlarını çözmede yetersiz, aciz olduğu düşüncesine yol açabilir.

Bağımlılık yaratabilir, sürekli övgüye ihtiyaç duyabilir.

Anne-babasını eleştirmesine yol açabilir.

Kendisinin kötü olduğunu, sevilmediğini ve değersiz olduğunu düşünebilir.

Genellikle kaçamak cevaplar vermesine yol açabilir.

 Kendisine güvenilmediğini, saygı duyulmadığını düşünebilir.

 Sorunları ile mücadele etmek yerine onlardan kaçmak gerektiğini düşünebilir.

 Anne – Baba Olarak Yapmanız Gerekenler;

✼ Çocuğunuzun yapmakta zorluk çektiği şeyleri ve diğer çocuklardan farklı ve güçlü yanlarını belirleyiniz. Bu neler yapabileceğiniz konusunda size yol gösterecektir.

✼ Evde yaşayan herkes çocuğun sorununu tam olarak bilmelidir.

✼ Çocuğunuza karşı beklentilerinizi belirlerken aşırıya kaçılmamalı çocuğunuzu bıktırmamalısınız. Diğer çocuklarla kıyaslama yapmamalısınız.

✼ Çocuğunuz sizi dinlemiyor gibi davranıyor sizi görmezden geliyorsa, göz teması kurun konuşmaya başlayın.

✼ Okul ödevlerini yaparken, çalışma süresini kısaltın, kısa aralar verin.

✼ Çocuğunuzun zorlandığını veya sıkıntıya girdiğini gördüğünüz zaman gerginliği azaltmak ve öfkesini engellemek için ona cesaret verin, iş yükünü azaltın.

✼ Kesin olarak yapılmasını istemediğiniz davranışlarla izin verebileceğiniz davranışları onunla konuşunuz ve kararlı olunuz.

✼ Çocuğunuza açık kısa ve kesin yönergeler veriniz.

✼ Ev dışında sosyal ya da sportif faaliyetlere katılmasına yardımcı olun.

✼ Ev içinde ufak sorumluluklar veriniz.

✼ Doktor, aile ve öğretmen işbirliği kurmaya ve sürdürmeye çalışın

 ANNE-BABA TUTUMLARI;

Anne-baba olmak kuşkusuz sadece çocuğunuzu dünyaya getirerek ve bir takım fiziksel ihtiyaçlarını karşılayarak (yeme, içme, giyinme, barınma) demek değildir. Duygusal manada tutarlı ve dengeli aklaşmak gerekir. Her çocuğun yapısını ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri farklı farklıdır. Kendi ayakları üzerinde

durmaya başladığı andan itibaren yapacağı işlerin, karşılaşacağı olayları kendisinin belirlemesi imkansızdır. Dolayısıyla çocuklar karşılaştıkları her sorunla mücadele edemeyebilirler. Dışarıdan kısmi veya tamamen yardıma ihtiyaçları olabilir. Kendileri sorunlarını çözmeye çalışırlar ise bazen olumsuz davranışlar kazanabilirler.

Çocukları sorunlara karşı korumak veya karşılaşılan soruna karşı mücadele vermek için geçmişten gelen klasik yöntemleri uygulayamayız. Çocuklarımızın karşılaşacağı uyum sorunlarına karşı birtakım koruyucu önlemler almak zorundayız. Bu önlemler yapılması kolay ancak aileler tarafından genelde ihmal

edilen davranışlardır. Çocuğunuzun problemi olduğunu hissettiğiniz anda problemin ne olduğunu ve çözüm yolları öğrenmek için tanı konulmalıdır. Bu tanı işin ehli kişilerce konulmalıdır. Bunlar, psikiyatrist, pedagog, psikolojik danışmanlardır.

 Doğabilecek uyum problemlerine karşı ailelerin yapması gereken tutum ve davranışlar;

1. Günlük aile oturumu: Ailedeki bireylerin bir araya gelip konuşacağı, sorunların paylaşılacağı herkesin eşit söz hakkına sahip olacağı zaman dilimidir.

2. Etkin Dinleme: Etkin dinleme sadece zaman değil iç huzuru da gerektirir. Zamanı ayırmanın zor olduğu bir ortamda yaşayan yetişkinler koşuşturma içinde çocuklarına zaman ayıramayabilirler. Yine de çocuğun veya gencin içini dökebilmesi için bir takım yollar ve araçlar bulmak ve ona şans tanımak gerekir. “Şu anda sana ayıracak zamanım yok” sözü çıkmamalıdır. Çocuğun konuşmasını günlük yaşantılarını ve problemlerini anlatmasına izin verilmelidir ve bunu yaparken konuya ilişkin sorular sorarak gözümüzü çocuğun üzerinden ayırmadan yapılmalıdır.

3. Çocuğun arkadaşlarını tanımak: Çocuğun arkadaşlarının çocuk üzerinde büyük etkisi olabilir hatta egemen bile olabilirler. Arkadaşlarını tanımanın günlük yaşamda ne gibi baskılarla karşı karşıya olduğu görülebilir. Çocuğu bekleyen tehlikeler tespit edilebilir. Arkadaşlarını tanımanın yolları doğum

günü kutlamaları, arkadaşlarının ailelerini yemeğe çağırma şeklinde olabilir. Çocuğun arkadaşları hoşunuza gitmese bile kesinlikle ona kötü olduğunu söyleyip küçük düşürücü imalarda bulunulmamalıdır.

4. Ödüller ve Cezalar: Belli durumların oluşması halinde her çocuğun ödüllendirilmesi veya cezalandırılması gerekir. Bunun için aile içerisinde hangi davranışın ödül veya cezayı gerektirdiğinin belirlenip çocuğa bildirilmesi gerekir.

5. Çocuğun bağımsızlık kazanacağı ödevler: Çocuğun olgunluk derecesinin bir belirtisi de bağımsız olabilme yeteneğidir. Elbette çok büyük sorumluluk yüklenemez, ama küçük yaştan itibaren üstlenebileceği ufak tefek sorumluluklar vardır. Yaşına göre alış veriş yapmasına, telefon, su, elektrik faturası yatırmasına izin verilmelidir. Çocuk hata yaparsa azarlanmamalı, suçlanmamalı, hatasını öğrenmek için olanak verilmelidir. Bağımsızlık duygusu sorumluluk duygusu ile gelişir.

6. Sorunları önceden tahmin etmek: Doğal gelişim sürecinde çocuk, anne babanın önceden bildikleri bazı sorunlarla karşılaşacaklardır. Bu özellikle ergenlik çağında daha sık rastlanır. Anne-baba hata oluşmadan gerekli ikazı yapmalıdır. Ancak bunu yaparken emretme gücünü kullanmamalıdır, teşvik edici olmalıdır.

7. Yuva sıcaklığı: Anne-baba sevginden o kadar çok söz edilir ki sanki her çocuk sevgi ve şefkat içinde büyüyor sanılır. Eşine ve çocuğuna “seni seviyorum” diyebilen kaç kişi vardır. Kaldı ki bu bile yeterli değildir. Sevginin gösterilmesi çok basittir. Bebeğin kucağa alınması, çocuğun elindentutulması, ergenlik çağındaki bir gencin elin omzuna konması, babanın çocuğuna sarılması ve dinlemesi gibi şekillerde gösterilebilir. Anne-babanın hatalı olmaları durumunda çocuklarından özür dilemesi evdeki sıcaklığı

arttırır.

 - Tutarlı davranma

- Hoşgörülü ve sabırlı olma

- Abartılı sevgi göstermeme

- Hataları hakaret ederek veya eleştirerek düzeltmeme

- Başkalarıyla kıyaslamama

- Hep olumlu davranışları görme

- Çocuğun kaldıramayacağı sorumluluklar vermeme

- Çocukların yapamayacağı şeylerin istenmemesi

- Ödül ve cezanın zamanında ve ölçülü verilmesi

- Sık sık sohbet ederek ilgi ve beklentileri öğrenilmeli ve dikkate alınmalıdır.

- Çocuğun bir birey olduğu unutulmamalıdır.

 Anne - Babaya Tavsiyeler

 ✔ Genç, “kendisinin bütün duyguları en yoğun biçimde yaşadığını, elemlerinin, kaygı ve sıkıntılarının derin ve sonsuz, neşesinin, sevincinin, sevgisinin, umudunun parlak, düşüncelerinin doğru ve kesin” olduğuna inanır.

✔ Gençlerin sağlıklı gelişmesi için onlarla sürekli ilişki içinde olunmalıdır. Kişiliklerine sevgi ve saygı göstermek gerekir. Evde anne ve babasından anlayış göremeyen, onlarla çatışma içinde olan genç, evde bulamadığı güveni arkadaş çevresinde arar; onlara daha çok bağlanır ve benimser. Arkadaşlarından ayrı

kalmamak için kendisine aykırı gelen düşünce, tutum, davranış ve eylemleri bile benimseyebilir.

✔ Gençlerle iletişimde ilk kural, gencin tepkileri ve çelişkili davranışları karşısında soğukkanlı kalabilmektir. Genci ne pahasına olursa olsun sindirmeye kalkan anne-babalar beklenmedik çıkmazlara girebilirler. Eve geç gelen kızına bağırıp çağıran anne ve tokat atan baba, genç kendi canına kıymaya kalktığında,

ya da duruma boyun eğmiş gibi görünen gencin dokuz dersten bütünlemeye kaldığını gördüğünde ne yapacağını bilemez. ·

✔ Gencin kimi davranışları ana-babayı çileden çıkaracak cinsten olabilir. Bu durumda öfkelenmemek elde değildir. Anne-babanın aşırı sabır göstermesi de gerekmez. Öfkeyi kabaca dışa vurmakla, öfkelendiğimizi belli etmek ayrı şeylerdir. “Bu davranışın beni çok kızdırdı” diyebiliriz. Saçma bir davranış karşısında “Sen aptalın birisin, ne zaman akıllanacaksın bilmem ki” demek yerine “Bu yaptığın saçma ve aptalca bir iş” demek daha az yaralayıcıdır. Birincisi “kişiliğe yönelmiş” bir suçlama “ikincisi davranışı eleştiren” bir sözdür. Genel bir kural olarak; eleştiriler gencin kişiliğine değil, beğenilmeyen söz ya da davranışa yöneltilmelidir. “Zaten senden başka bir şey beklenilmezdi ki”. “Sen ne zaman adam olacaksın” gibi sözler umut kırıcıdır. Genci, davranışını düzeltmeye değil, inatlaşmaya götürür.

✔ Gencin öfkesinden ürkerek, ondan korkarak her davranışı alttan alıp “Canım yavrum, cicim kuzum” diyerek her isteğini yerine getirmek, genci kazanmada kısa vadede etkili, ama etkisi çabuk geçen bir yöntemdir. Gençler bir yandan yerli yersiz isteklerle anne-babasının karşısına çıkarken, öte yandan içten içe dizginlenmeyi beklerler. Hoşlarına gitmese de neye niçin karşı çıktığını anlatan anne-babaya uyarlar. Bu nedenle anne-baba, kesin tutum sergilemekten çekinmemelidir. Ancak yürütemeyecekleri bir kararı da almamalıdırlar. Gencin çekişe çekişe, anne-babayı usandırarak koparacağı izni, ona baştan vermek daha

uygundur.

✔ Bir başka önemli kural, ayrıntılar üzerinde gençle sürtüşmeye girmemektir. Saç biçimi, giyimi kuşamı, oturuşu, kalkışı gibi konuların üstünde çok durmak, gereksiz tartışmalara girmek anne-babanın genç üzerindeki otoritesini aşındırır. ✔ Gençlik çağında özgürlükleri artırarak gence daha geniş bir serbestlik

tanımak gerekir, ama gence ev içinde değişmeyen ve herkesin uyduğu kesin kuralların olduğunu hissettirmek yerinde olur.

✔ Son olarak şu unutulmamalıdır; bir arada yaşayan insanların ara sıra sürtüşmeleri kaçınılmazdır. Her sağlıklı ailenin bir anlaşmazlık ve çatışma payı vardır.

 Aile içi eğitim;

Eşler arasındaki ilişkilerin her zaman çok pürüzsüz olması beklenemez. Zaman zaman sürtüşme, anlaşmazlık ve tartışmalar da olması doğaldır. Önemli olan, anlaşmazlıklar karşısında, eşlerin olaya yaklaşımları, birbirlerine karşı davranışları ve çözüme ulaşmada izlenen yolların nasıl olduğudur.

Anlaşmazlıklarda eşlerin karşılıklı oturup konuşabilmesi, her iki tarafın da kabullenebileceği bir çözüm yolu bulabilme becerisi önem taşımaktadır. Hiç sorun yokmuşçasına olayları görmezden gelip sahte bir uyum içinde yaşıyor olmak, hep birinin boyun eğmek zorunda sağlıksız bir ilişki biçimini sürdürmek,

sorunların çözümünde çocuklara sarılmak ya da çatışmayı onların üzerine yansıtmak sağlıksız iletişim modelleridir. Çocukların eğitiminde eşlerin beklentileri, istekleri, rolleri, sorumlulukları, eğitime yaklaşım biçimleri kuşkusuz birbiriyle tümüyle aynı paralelde olmayabilir. Ancak, temel konulardaki eğitim anlayışında, tutarlı ve uyumlu bir birlikteliğin sağlanması çocuklar adına önem taşımaktadır.

 Çocuk ve genç, Duygusal açıdan sevgi, ilgi, yakınlık, onaylama, saygı görme, önem verilme, övgü alma, cesaretlendirme, kendini özgürce anlatabilme, belli sınırlar içinde bağımsız davranabilme, sağlıklı bir ortamda büyüyüp gelişme, uygun biçimde eğitilme, umut ve beklentilerinin desteklenmesini ister.

 Anne baba davranışlarını görerek öğrenir,

Anne babayı kendine örnek alıp taklit eder,

Anne babanın birbirlerine karşı davranışlarını gözler,

Sorun çözümünde anne babadan gördüklerini yapar.

Anne babanın ona zaman ayırmasına gereksinim duyar,

Ailede olumsuz ilişkiler varsa onarılmasını ister,

Sorumlulukları üstlenmede yol gösterilme ve destek arar.

Çocuk ve gence sorumluluk duygusu verilmelidir, çünkü, sorumluluk duygusu madde bağımlılığından uzak olabilmede önemli bir unsurdur.

 Öğrencilerin başarılı olmaları için anne babaların dikkat etmesi gereken noktalar;

1. Bir çok öğrencinin dinleme becerileri yeterli değil. Bunu geliştirmek için radyo dinlemelerini öneriyoruz.

2. Bu yaştaki çocukların eğitim ve öğretim ile ilgili hedefleri olması gerekirken , daha çok eşya, ev , araba vb. materyalleri hayal ediyorlar. Bu durum onların ders çalışmalarını engeller. Çocuklarımızla eğitimle

ilgili hedefleri üzerine sohbet edelim.

3. Aşırı derecede TV seyrediyorlar . Özellikle ders çalıştıktan sonra TV seyredilmesi unutkanlığa sebep olmaktadır çocuklarımızı uyarmalıyız. Onların seyretmelerini istemiyorsak kendimizde seyretmemeliyiz.

4. Ciddi dergi gazete okuyan öğrencilerin sayısı çok az, daha çok magazin

dergileri okunuyor bu onları görselliğe alıştırır okumayı engeller. Görselliğe alışan kişiye ders çalışmak zor gelir. Bu nedenle daha ciddi (bilim teknik, edebiyat vb) dergiler okumaları için onları teşvik etmeliyiz.

5. Kitap okuma alışkanlığı yeterli değil. Bu alışkanlığı kazandırmak istiyorsak birlikte kitap okuma günleri düzenlememiz gerekir. Bir çok öğrencinin yazıları harf hataları ,kelime hataları ve devrik cümle hataları ile dolu bunların giderilmesi için bol bol okumak, yazmak ve konuşmak gerekir.

6. Ders çalışırken müzik dinleyen çok fazla. Ders çalışırken müzik dinlenmemesini öneriyoruz. Çünkü müzikler dikkati dağıtır,unutkanlığı artırır.

7. Planlı çalışma alışkanlığı yeterli değil. Yapılan bir araştırmada yazılı planı olanların hedeflerine ulaştıkları ortaya çıkmıştır. Planlar genel ve taslak şeklinde olursa uygulama kolay olur.

8. Sorumluluk kazanmaları için kendi odalarının yönetimlerini onlara bırakalım, onların yapması gereken işleri biz yapmayalım.

9. Onları dinleyelim. Nasihat, nutuk çekmeden.

10.Koşulsuz sevgi gösterelim. Onlara olan sevgimizi şartlara bağlamayalım.

11. Kişiliklerini olduğu gibi kabul edelim.

12.Liderse onun gelişmesine yardım edelim.

13.Melankolikse düşünmesini icat etmesine izin verelim.

14.Barışçıl soğukkanlı ise çok arkadaşı olmasını engellemeyelim.

15.Popüler optimist ise unutkanlığını hoş görelim, esprilerine gülelim.

16.Kişiliğinin güçlü yanlarını geliştirelim ,zayıf yanlarını güçlendirmeye çalışalım.

17.Ne yapmalarını istiyorsak önce kendimiz yapalım.

18.Sevgi dillerini tespit edelim; Onay sözlerinden mi? Hizmet edilmesinden mi? Hediye alınmasından mı? Nitelikli beraberlikten mi? Fiziksel temastan mı? Hoşlanıyorlar ona göre davranışlarımızı ayarlayalım.

19.Maddi ihtiyaçlarının yanında manevi ihtiyaçlarının da doyurulması ruh sağlığı açısından çok önem taşır. Özellikle kendi kültürel değerlerimizi anlatmalıyız yoksa kimlik bunalımına girerler.

20.Ben duygusu ve biz duygusu dengeli olarak gelişmeli. Denge sağlanmazsa çocuklarımız ya aşırı bencil yada aşırı pasif duruma düşerler.

21. Anne ve babaların bir çoğu çocukları ile konuşurken sen dilini kullanıyorlar bunun yerine ben dili kullanılmalıdır. Örneğin: Başarısız dersleri olan çocuğa bu dersler nedeni ile geri zekalı demek başka, bu

derslerin nedeni ile sana kızgınım demek başkadır. Birinde kişiliğine saldırı vardır diğerinde ise kendi duygunuzu ifade etme vardır.

22. Kendi senaryolarınızı onlara zorla kabul ettirmeye çalışmayın. Yani kendi hayalinizdeki mesleği, çalışmayı, başarıyı, onların kabul etmesini beklemeyin.

23. Kıyaslamalar yapmayın. Kendinizle ,komşunun çocuğu ile , arkadaşları ile asla karşılaştırmayın.

Çocuklarınıza uygun davranışları öğretebilmek için kendiniz model olun Çocuklar genellikle taklit ederek öğrenirler. Ailelerinin değerleri, tutumları ve davranışlarının onlar üzerindeki etkisi büyüktür. Saygı, dürüstlük, ailemizden ve akrabalarımızdan gurur duymak gibi değerler, çocuklarımız için önemli bir güç ve güven kaynağı olabilirler. Çocuğunuzun olumsuz arkadaş baskısı altında olduğu, şiddetin yoğun rastlandığı bir ortamda yaşadığı ya da davranış bozuklukları olan öğrencilerle aynı okullara gittiği durumlarda bu değerler özellikle önemlidir.

Üsküdar Yaman Dede İHL Veli Toplantısı
AİLELERLE BİRLİKTE ÇALIŞMA

makaleler_1-100

Ailenin Akademik Başarıdaki Yeri ve Önemi

 10 Mart 2019 Pazar

Anne babalar ile öğretmenler arasında üretken ve etkili bir işbirliğinin oluşturulması öğretmenin çocuklara kazandırdığı becerilerin genellemesin de çok önemli olan doğal ortamların daha etkili duruma getirilmesine katkıda bulunmaktadır.

Devamı

Anne-Baba Davranışlarının Ergen İletişimine Etkileri

 5 Mart 2019 Salı

Hızlı bir değişim içerisindeki gençlerin, zekâ ve kişilik gelişimlerinin temelinde anne ve babanın yani ailenin davranışları vardır.

Devamı

Çağımızda Yaşayan MİMAR SİNAN: Necip DİNÇ

 1 Mart 2019 Cuma

Sanatçı kimdir? Nasıl değerlendirilir?
Sanatkâr Cenab-ı Hakk'ın esmasına mazhar olan kişidir. Cenab-ı Hakk ilham etmese, aklı, fikri, iradeyi ona vermese, imkânları ve şartları takdir etmese, sanatkâr ne yapabilecek?

Devamı

Ergenle İletişim Problemleri

 4 Ocak 2019 Cuma

Gerçek şu ki genç ile ebeveyni arasında yaşanan problemler tek taraflı değildir. Ergenin haklı olduğu durumlar elbette ki olacaktır.

Devamı

Evlatlarımız Sanal Alemde Ne Kadar Güvendeler

 4 Ocak 2019 Cuma

Bilgisayar ve internet kullanımı çocuğunuzun ders çalışmasına, sosyal ilişkilerine, sizinle olan iletişimine engel olmadan, internet kullanımını makul ölçülerde sınırlamalısınız.

Devamı

Kişilik ve Karakter Oluşumunda Renkler

 4 Ocak 2019 Cuma

MAVİ: Sükûnet ve sadakat rengidir. Maviyi ilk sırada seçenler hassas ve huzur arayan insanlardır. Hayatları kontrollü, hedefleri bellidir. Problemsiz, üzüntüsüz bir hayat isterler ve bunun için birçok şeyi feda edebilirler. Diğer renkler ve kişilik özellikleri için devamını okuyun..

Devamı

Verimli Ders Çalışma Yöntemleri

 4 Ocak 2019 Cuma

Herkezin hayatın her anında her alanında gireceği, girmekte olduğu sınavlarda imtihanlarda başarılı olması için ne lazım?

Devamı

Karma Eğitim- Özelleştirilmiş Eğitim

 3 Ocak 2019 Perşembe

Karma eğitim sistemi, dünya genelinde tam olarak 19. Yüzyılın sonlarına doğru benimsenmiş ve yaygınlaşmıştır. Bu süre zarfında tek cinsiyetli eğitim sistemi tamamen ortadan kalkmamış aynı zamanda devam etmiştir.

Devamı

Kitap Okuma ve Kişisel Gelişim

 3 Ocak 2019 Perşembe

Kitaplar vardır, okunmak için.

Kitaplar vardır, bakılmak için.

Kitaplar vardır, yenilip yutulmak için.

Kitaplar vardır, saklanmak için.

Devamı

Zekanın Yolu Gıdalardan Geçer

 3 Ocak 2019 Perşembe

Yapılan bilimsel çalışmalarda özellikle bazı gıda maddelerinin zekâ ve hafızanın çalışmasına, işlemesine çok fazla etki ettiği merak ediyormusunuz?

Devamı

Çoklu Zeka Kuramının Öğrenmeye Etkisi

 26 Aralık 2018 Çarşamba

Çoklu zeka nedir öğrenmye etkisi nasıldır

Devamı