Anne-Baba Davranışlarının Ergen İletişimine Etkileri

Anne-Baba Davranışlarının Ergen İletişimine Etkileri

Anne-Baba Davranışlarının Ergen İletişimine Etkileri

Hızlı bir değişim içerisindeki gençlerin, zekâ ve kişilik gelişimlerinin temelinde anne ve babanın yani ailenin davranışları vardır. Onların kişilikleri, birbirlerine olan davranış ve tutumları ile çocuklarına gösterdikleri ilgi ve davranış biçimleri çok önemlidir. Bazı çocuklar ileriki yaşamında tıpkı anne ve babası gibi davranır. Bazıları da, kendi anne ve babasının davranışlarını bilinçli bir yorum süzgecinden geçirir, en iyisini, en doğrusunu uygulamaya çalışır.

Çocuğun benliği iki yaşından itibaren gelişmeye başlar. Ailesinin de yardımıyla kendisini tanır ve değerlendirir. Aile ve çevre etkileri kişilik gelişiminin önemli faktörleridir. Ayrı ortamlarda, ayrı şartlarda ve farklı eğitimle yetiştirilen kardeşler arasında görülen farklılık bu gerçeği kanıtlamaktadır. Hatta doğum sırasına bağlı olarak anne babanın çocuklarına olan davranışları farklılaşabilir, bu da onların kişilik gelişimlerinde önemli rol oynar. Tek çocuk genellikle yalnız ve egosantrik (benmerkezci) olabilir. Yani, kendisini dünyanın merkezi gibi düşünür. Aile çevresinin, özellikle aile büyüklerinin kendisine gösterdikleri önceliğe çok alışmış ve bunu adeta bir hak olarak kabul etmiştir. Devamlı olarak büyüklerinden yardım ve destek bekler. Hemen her isteğinin yerine getirilmesine alışıktır. Tek çocuğun çevre ve arkadaşlık ilişkilerin de bazı problemler görülebilir. Çünkü çocuk diğerlerinin de kendisine ailesi gibi davranmasını bekleyince olumsuz cevaplarla karşılaşabilir.

Hemen her çocuk yeni doğan kardeşini kıskanır. Annesinin ve çevresinin tek insanı, tek sevgilisi iken birden bire tahtını kaybetme tehlikesi ile karşılaşan bir hükümdar gibi hisseder. İkinci plana itilme üzüntüsünün yanı sıra, annesini paylaşma sorunu onu son derece üzer.

Kardeşlik sırası yönünden en küçük çocuk olmak, tek çocuk olmaya kısmen benzer. Evin küçüğü ilgi çeken, sevilen, hep küçükmüş gibi davranılan çocuktur. Abla ya da abileri olmasından dolayı yalnız değildir. Paylaşmaya az çok alıştırılmıştır. Yine de tüm işleri, tüm sorumlulukları büyükleri tarafından benimsenip çözümlenir. Küçük çocuğun sorumluluk duygusu çok geç gelişir. İlgi, sevgi, şefkat yönünden ise hepsini bol bol almanın mutluluğunu yaşar.

Çocuğun sosyalleşmesinde aile ve çevrenin yanında okulun etkisi büyüktür. Okul hem aile yaşamının devamı, hem de dış dünyaya açılan ilk kapıdır. Okul, çocuğa bir şeyler öğretmekle görevini tamamlamış sayılmaz. Aile sıcaklığını devam ettirerek, çocuğu dış dünya ile uyum sağlamaya hazırlamalıdır. Okul bu yönden çocuğun ikinci evi, ikinci yuvası sayılır. Çoğu kez evdeki sorunlar, okulda devam eder. Çocuk, zekâsı, yetenekleri ve kişiliği ile ikinci ebeveyni, yani öğretmeninin elinde ve gözetimindedir. Ona eğilecek, onu anlayacak, onu eğitecek ve değerlendirecek olan öğretmendir.

Çocuğun psikolojik açıdan sağlıklı olması, kendisiyle ve çevresiyle uyum içinde olmasıyla doğru orantılıdır. Anne babanın kendi aralarındaki uyumu ve huzuru da çocuğun ruh sağlığının korunmasında etkilidir. Gencin ruh sağlığında ailenin, yakın çevrenin ve okulun payı büyüktür. Çocuğun sağlıklı gelişimi için ilgi ve bilgi yanı sıra, sabır, anlayış ve sevgi gereklidir. Gerçek ilgi ve sevgi ile ilgi ve sevgi gösterisini genç ayırt eder ve asla affetmez. Kazandırılan olumlu değerler bir çırpıda yok olup, mutsuz, kırıcı ve öfkeli başkaldırmalara dönüşebilir.

Ergenlik çağı, yetişkinliğe geçişin ilk basamağıdır. Genç açısından olduğu kadar anne-baba için de bu dönem zorlu geçebilmektedir. Zira birçok yönden değişim geçiren gencin yaşadığı sancılardan birinci derecede etkilenen onun anne babasıdır. İlginçtir ki, bu zorlu süreçte çoğu kez sadece gençlerin problemleri dile getirilir. Ebeveynlerin yaşadığı sıkıntılar ise genellikle görmezden gelindiği gibi, gençlerle ilgili olarak ortaya çıkan hemen her yanlışın ebeveynlerin hatasından kaynaklandığı dahi düşünülür.

Gerçek şu ki genç ile ebeveyni arasında yaşanan problemler tek taraflı değildir. Ergenin haklı olduğu durumlar elbette ki olacaktır. Bu durumda ebeveynin kendi hatasını görüp düzeltmesi gerekir. Fakat ergenin çevresiyle yaşadığı problemlerde her seferinde sınırsız bir müsamaha ile karşılanması ve bu problemlerin faturasının da çevreye kesilmesi mantıklı değildir. Ergenlik dönemini her türlü hata yapmak için bir hak olarak gören bu düşünce tarzı, ergenleri büyük bir sorumsuzluğa sürüklediği gibi kişilik gelişimlerini de olumsuz yönde etkilemektedir.

Ergenlere sorumluluk duygusunun kazandırılması için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlar:

  • Ergenlik dönemi her ne kadar bir takım sorunları beraberinde getirse de kesinlikle hayatın sorumluluğundan kaçıp sığınılan bir mazeretler limanı değildir.
  • Bu dönemde, ergenin her türlü yanlışını doğru kabul etmek, gerektiği yerde müdahale etmemek ergene yapılabilecek en büyük kötülüktür.
  • Ergenlik dönemi insanın en idealist olduğu dönemdir. Dolayısıyla vatan-millet sevgisinin en iyi aşılanabileceği dönemlerden birisidir.
  • Ergenliğin problemli bir dönem olarak algılanması, manevi değerlerin işlenmesine engel olacaktır.
  • Olumlu gelişmeler gözlediğinde takdir edilmeli, olumsuz davranışlar gözlediğinde de kişiliği tahkir edilmeden yapıcı bir şekilde müdahale edilmelidir.
  • Ergenin üzerinde mutlaka anne babanın otoritesi olmalı, geçerli ve mantıklı kurallar koymalıdır.
  • Bu kurallar sayıca abartılı, aşırı sert ve anlamsız olmamalıdır.
  • Ergende otoriteye karşı saygıyı geliştirmek için anne baba bu kuralları tutarlı ve sevecen bir şekilde uygulamalıdır.
  • Bazı durumlarda ebeveynin ergenle çatışmaya girmeden, ergen için önemli olan kişilerle, okuldaki öğretmenleriyle ve özelikle de rehberlik servisi ile görüşmesi ve onlardan destek alması faydalı olacaktır.


TARIK MUTLU

Rehber Öğretmen

 

haberler-100

Alemdağ Anadolu İHL Lider Eğitimi Programı

 2 Mayıs 2019 Perşembe

Milli Eğitim Müdürlüğü Veli Akademileri Veli Yetiştirme Programı

Devamı

Mobil Farkındalık Merkezi

 29 Mart 2019 Cuma

Mobil Tefekkür Merkezi harika organlarımız sergisi ile faaliyetlerenine okul bahçelerinde başladı.

Devamı

Ümraniye Gençlik Akademisi Hizmete Başladı

 2 Mart 2019 Cumartesi

Ümraniye MKM Moral Kültür Merkezinde kız öğrencilere has programlar etkinlikler ve değerler eğitimi çalışmaları ile hizmete başladı.

Devamı

Çağımızda Yaşayan MİMAR SİNAN: Necip DİNÇ

 1 Mart 2019 Cuma

Sanatçı kimdir? Nasıl değerlendirilir?
Sanatkâr Cenab-ı Hakk'ın esmasına mazhar olan kişidir. Cenab-ı Hakk ilham etmese, aklı, fikri, iradeyi ona vermese, imkânları ve şartları takdir etmese, sanatkâr ne yapabilecek?

Devamı

Ümraniye Okuma Programı ve Muhabbet Buluşması

 1 Mart 2019 Cuma

Okuma ve Muahabbet Buluşmalarımıza bir yenisi daha eklendi

Devamı

Liseliler Edirne Gezisi

 1 Mart 2019 Cuma

Gençler ile il dışı gezilerinden bu ay Edirne Selimiye Kırkpınar gibi birbirinden güzel, tarihi, kültürel, sanatsal ve manevi yerleri gezdik.

Devamı

Beyaz Konak Eğitimciler Programı

 7 Şubat 2019 Perşembe

Bediüzzaman; on üçüncü asrın minaresinin başında durup, üçyüz sene sonra gelecek olan ve: Milletin imanını selâmete erdirmek her türlü fedakarlığı yapacak gençlere sesleniyor

Devamı

Kış Tatili Kampı

 7 Şubat 2019 Perşembe

Kış Tatil Kampı ile dinlenirken öğrenmeyi, öğrenirken eğlenmeyi nasıl birleştirebileceğimizi öğrendik

Devamı